25 Ekim 2010 Pazartesi

KATİLDEN BEBEK DOĞURDUK!


sesi dün gibi kulağımda...
ne demişti 'sevgili'sini uğurlarken rakel dink?
“Yaşı kaç olursa olsun, 17 veya 27, katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim”
biz bebeklerden katil doğuran karanlığı sorgulama uğraşı verirken, karanlık boş durmamış meğer!
katillerden bebek doğurmak için debeleniyormuş.
ve bu gün...
25 Ekim 2010 günü; önü de arkası da kara, kapkara olan bir katil bebeğe dönüştü!
katil bir bebeğimiz var artık.

istanbul 14. ağır ceza mahkemesi'ndeydim bu gün.
bebeğin dünyaya gelişini izledim acı çekerek.
hrant dink'in ardından 15'nci kez kapısından girdiğimiz mahkeme dedi ki: "davanın tutuklu sanıklarından ogün samast'ı biz yargılayamayız. ceza muhakemeleri kanunda 22 temmuz 2010'da yapılan değişiklik gereği görevsizlik kararı veriyoruz. tez elden samast'ın dosyası ayrıla ve nöbetçi istanbul sultanahmet ağır çocuk mahkemesi'ne gönderile..."

kırk katır mı kırk satır mı?

bu kararla, tutuklu olduğu yaklaşık dört yıllık -19 Ocak 2011'de dört yıl dolacak- süre içinde fiziksel olarak hem enine hem boyuna büyüyen ogün samast, yasalar karşısında birkaç dakikada küçülüverdi.
aslında mahkemenin başka seçeneği de yoktu.
çünkü ceza muhakemeleri kanunu'nun ağır suçların hangi mahkemelerde yargılanacağını düzenleyen 250'nci maddesi'nde yer alan 2008 sayılı kanuna getirilen hüküm, "eğer sanık suç işlendiği tarihte 18 yaşından küçükse ister örgüt üyesi olsun, ister kaçakçı ya da uyuşturucu taciri; bundan böyle yalnızca çocuk mahkemelerinde yargılanacaklar" diyor.
e yasa böyle olunca atılan 'şey'in ne olduğu da önemsiz kalıyor tabi!
ister taş ister mermi...

kısacası mahkeme yasayı uyguladı.
taş atan çocukların, salt taş attıkları için geleceği kararmasın derken, diğer mahallenin çocukları hesaba katılmadı.
onların elinde taş yerine silah bulunduğu dikkate alınmadı...
'sap' ve 'saman' birbirine karıştı.

şimdiki yasa diyor ki ha taş atmışsın, ha mermi...
sen yaşından haber ver!
ne attığın değil, o şeyi atarken kaç yaşında olduğun önemli 'bebeğim'!